Twelfth Night + neo prog rock band

Twelfth Night

Twelfth Night: Yeni Dalgada Bir Neo-Prog Mirası

Grubun Kuruluşu ve İlk Yılları

Twelfth Night, 1978 yılında İngiltere’nin Reading kentinde kurulmuş olan bir neo-progressive rock grubudur. Grubun temelleri, Reading Üniversitesi’nde tanışan Brian Devoil (davul) ve Andy Revell (gitar) tarafından atıldı. Başlangıçta tamamen enstrümantal müzik yapmayı hedefleyen grup, kısa sürede klavyeci Rick Battersby ve basçı Clive Mitten’ın da katılımıyla daha zengin bir tınıya kavuştu. Grup, ismini Shakespeare’in aynı adlı tiyatro oyunundan aldı. İlk dönemlerinde, Genesis, Van der Graaf Generator ve King Crimson gibi klasik progresif rock etkileri taşıyan deneysel ve enstrümantal müzikler ürettiler.

Enstrümantal Dönem ve İlk Albüm

Grubun 1980’de kendi imkanlarıyla çıkardığı ilk albüm “Smiling at Grief”, progresif rock’ın geçirdiği dönüşüm sürecine eşlik eden önemli örneklerden biridir. Ancak bu albüm, daha çok içe dönük ve deneysel yapısıyla sınırlı bir kitleye ulaşabildi. Enstrümantal dönemin zirvesi ise “Live at the Target” adlı konser albümü oldu. Bu canlı kayıt, grubun sahnedeki enerjisini ve enstrümantal ustalığını sergilemesi açısından oldukça önemlidir.

Geoff Mann Dönemi: Lirik ve Anlam Derinliği

1981 yılında gruba vokalist olarak katılan Geoff Mann, Twelfth Night’ın kaderini değiştirdi. Mann’in entelektüel kimliği, dini ve politik konulardaki derin görüşleri, şarkı sözlerine epik ve felsefi bir boyut kazandırdı. Bu dönem, Twelfth Night’ın altın çağı olarak kabul edilir. Mann’in gelişiyle birlikte grup, daha şarkı odaklı bir yapıya büründü. 1982 yılında çıkan “Fact and Fiction” albümü, hem eleştirmenler hem de hayranlar tarafından neo-prog türünün mihenk taşlarından biri olarak kabul edildi.

Bu albümde yer alan “We Are Sane”, “Fact and Fiction” ve “Creepshow” gibi parçalar, distopik toplum eleştirileri ve kimlik sorgulamalarıyla öne çıktı. Geoff Mann’in teatral vokal tarzı, Peter Hammill’i andırsa da kendine özgü duygusal ifadesiyle dikkat çekti.

Twelfth Night + Fact and Fiction + album
Fact and Fiction

Geoff Mann’in Ayrılığı ve Vokal Arayışları

Geoff Mann, 1983 yılında ruhbanlık yoluna yönelmek için gruptan ayrıldı. Bu ayrılık, Twelfth Night için büyük bir kırılma noktasıydı. Mann’in yerini almak üzere çeşitli vokalistlerle denemeler yapıldı. Andy Sears, 1983’te gruba katıldı ve farklı bir vokal tarzıyla grubun yönünü yeniden şekillendirdi. Sears, Geoff Mann kadar teatral olmasa da karizmatik sahne duruşu ve güçlü sesiyle dikkat çekti.

1984 yılında çıkan “Art and Illusion” ve 1986 tarihli “Twelfth Night” albümleri, daha sadeleştirilmiş bir progresif yapıya sahipti. Bu dönemde grup, Marillion ve IQ gibi gruplarla birlikte sahne aldı. Ancak popülerlik açısından o grupların gerisinde kaldı. Twelfth Night’ın ticari başarı elde edememesi, 1987 yılında dağılmalarına neden oldu.

Sessizlik ve Yeniden Doğuş

Grubun dağılışından sonra uzun bir sessizlik dönemi başladı. Ancak 2000’li yıllarda neo-prog’a olan ilginin yeniden canlanması, Twelfth Night’ı tekrar gündeme getirdi. 2007 yılında Geoff Mann’in anısına düzenlenen anma konseri, grubun yeniden bir araya gelmesine zemin hazırladı. 2010 yılında, orijinal üyelerden bazılarıyla birlikte çeşitli konserler verdiler ve arşiv kayıtlarını yayınladılar.

Bu süreçte “MMX” (2010) ve “Fact and Fiction – The Definitive Edition” (2012) gibi derleme ve canlı albümler piyasaya sürüldü. Bu yayınlar, grubun geçmişine olan ilgiyi yeniden canlandırdı.

Müzikal Tarz ve Etkiler

Twelfth Night, klasik progresif rock’tan evrilen neo-prog akımının öncülerindendir. Karmaşık yapılar, atmosferik klavye kullanımı ve anlatısal söz yapıları, müziklerinde baskın öğelerdir. Genesis, Yes ve VDGG gibi grupların mirasını sürdürmekle kalmamış, 1980’lerin karamsar ruh halini de müziklerine yansıtmışlardır.

Geoff Mann’li dönemde şarkı sözleri genellikle politik, toplumsal ve metafizik konular etrafında şekillenmiştir. Andy Sears dönemindeyse daha bireysel temalara yönelmişlerdir. Ayrıca sahne performansları, teatral öğeler ve hikâye anlatıcılığıyla dikkat çeker.

Miras ve Etkisi

Twelfth Night, ticari anlamda büyük başarı elde edemese de, neo-prog türü içinde kült bir konuma ulaşmıştır. Özellikle Geoff Mann’in etkileyici söz yazımı ve sahne performansı, onları benzerlerinden ayırmıştır. IQ, Pallas, Pendragon ve Marillion gibi gruplarla birlikte 1980’lerdeki ikinci dalga progresif rock akımına öncülük etmişlerdir.

Geoff Mann, 1993 yılında lösemi nedeniyle hayatını kaybetti. Ancak onun sanatsal ve insani mirası, hayranlar tarafından halen yaşatılmaktadır. Bugün bile yeni nesil progresif rock grupları, Twelfth Night’ın müzikal cesaretinden ve içerik derinliğinden ilham almaktadır.

Sonuç

Twelfth Night, özellikle 1980’lerin başında İngiliz neo-prog sahnesinin en yaratıcı ve felsefi topluluklarından biri olarak kendini kabul ettirmiştir. Her ne kadar hak ettikleri geniş kitleye ulaşamamış olsalar da, özgünlükleri ve duygusal yoğunluklarıyla progresif rock tarihinde saygın bir yer edinmişlerdir. Onların hikâyesi, müziğin yalnızca melodilerden değil, aynı zamanda anlatılmak istenen derin düşüncelerden oluştuğunu hatırlatır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top