Haken: Modern Progresif Metalin Sınırlarını Zorlayan İngiliz Dehası
İngiltere çıkışlı progresif metal grubu Haken, 2007 yılından bu yana türün sınırlarını zorlayan yaratıcı çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Dream Theater, Opeth, Gentle Giant ve Meshuggah gibi birçok farklı etkenden beslenen grup, hem teknik ustalığı hem de kompozisyon zenginliğiyle kısa sürede modern progresif metal sahnesinin önde gelen isimlerinden biri haline geldi. Haken’in müziği, sofistike ritim yapıları, katmanlı vokal düzenlemeleri ve konsept albümleriyle dikkat çekerken, dinleyiciye hem zihinsel hem duygusal bir yolculuk sunuyor.
Kuruluş ve İlk Dönem (2007–2010)
Haken, 2007 yılında Londra’da gitarist/klavyeci Richard Henshall tarafından kuruldu. Grup, başta bir stüdyo projesi olarak tasarlanmıştı. Henshall, kompozisyonlarını hayata geçirebilmek için vokalist Ross Jennings, klavyeci Diego Tejeida, gitarist Charlie Griffiths, basçı Thomas MacLean ve davulcu Ray Hearne ile birlikte çalışmaya başladı.
2008 yılında yayımladıkları demo, teknik altyapısı ve melodik zenginliğiyle underground progresif metal çevrelerinde dikkat çekti. Bu ilgi, 2010 yılında InsideOut Music etiketiyle yayımladıkları ilk albüm “Aquarius” için zemin hazırladı.
Aquarius (2010): Epik Bir Başlangıç
“Aquarius”, Haken’in ilk albümü olmasına rağmen, adeta bir başyapıt niteliği taşıyordu. Albüm, bir deniz kızının insanlık tarafından dışlanmasını ve kurtarıcı bir figüre dönüşmesini anlatan epik bir hikâyeyi işler. Albümün anlatısı, müzikal yapının dramatik dönüşümleriyle mükemmel bir uyum içindeydi.
Albümdeki “Celestial Elixir” ve “Streams” gibi parçalar, 10 dakikayı aşan uzunluklarına rağmen sıkıcılıktan uzak, dinamik geçişler ve yaratıcı armonilerle bezeli yapılarıyla dikkat çekti. “Aquarius”, teknik virtüözlük ile duygusal yoğunluğu bir araya getirerek Haken’in progresif metal sahnesinde kendine kalıcı bir yer edinmesini sağladı.
Visions (2011): Kâbuslardan Doğan Bir Albüm
Haken’in ikinci albümü “Visions”, rüyalar ve kehanetler temalı karanlık bir konsept albümdür. Hikâye, genç bir çocuğun öleceği günle ilgili vizyonlar görmesiyle başlar. Albümün son parçası olan “Visions”, 22 dakikayı aşan uzunluğuyla grubun müzikal anlatım gücünü zirveye taşıdığı bir kompozisyondur.
Bu albüm, gitarla klavye arasındaki uyumu daha da güçlendirdi. Ross Jennings’in vokalleri bu dönemde daha belirgin bir karakter kazandı. “Nocturnal Conspiracy” ve “Deathless” gibi şarkılar, grubun yalnızca teknik değil, duygusal açıdan da olgunlaştığını gösteriyordu.
The Mountain (2013): Zirveye Yolculuk
“The Mountain”, Haken’in sadece kariyerinde değil, progresif metal türünde de mihenk taşı sayılabilecek bir albümdür. Bu albümle grup, artık progresif metal klişelerini geride bırakıp kendi özgün sesini oluşturdu. Gentle Giant tarzı vokal armonileri, Meshuggah etkili ritmik bölümler ve ambient unsurlar albüm boyunca ustaca harmanlandı.
Albümün “Cockroach King” adlı parçası, adeta grubun imzası haline geldi. Şarkıdaki mizahi yaklaşımla birleşen karmaşık yapılar, Haken’in cesur ve yaratıcı müzikal vizyonunu ortaya koydu. “Falling Back to Earth” ve “The Path” gibi şarkılar da grup tarihinin en beğenilenleri arasına girdi.

Affinity (2016): Synthwave ve Djent Buluşması
“Affinity”, 1980’ler dijital dünyasından ilham alan bir albümdür. Grubun sound’u bu kez daha sert riff’lerle ve yoğun synth dokularla örülmüştür. Djent etkisi bu albümde daha bariz hissedilirken, şarkıların yapısı da daha modern ve keskin bir hâl aldı.
“1985” adlı şarkı, adını aldığı yılın retro elektronik estetiğiyle bezeli bir başyapıt niteliğindedir. Albümün en dikkat çekici şarkısı olan “The Architect” ise 15 dakikayı aşan yapısıyla epik bir müzikal deneyim sunar. Konuk vokalist olarak Leprous’tan Einar Solberg de şarkıya katkıda bulunmuştur.
Vector (2018) ve Virus (2020): Psikoloji, Kaos ve Bütünlük
“Vector”, psikolojik hastalıklar, terapi ve zihinsel kaos temaları etrafında şekillenen sert ve kısa yapılı bir albümdür. Haken, bu albümde melodik yapıyı korurken daha saldırgan ve agresif bir sound tercih etti. “Puzzle Box” ve “Veil” gibi parçalar, karmaşık ritmik yapılarla dikkat çeker.
2020’de gelen devam albümü “Virus”, bu temaları daha da derinleştirir. “Messiah Complex” adlı beş bölümlük dev yapıt, grubun teknik kapasitesini zirveye taşır. Bu iki albüm, “The Mountain” sonrasında gelen en tutarlı tematik çift olarak kabul edilir.
Fauna (2023): Hayvanlar Âleminden İnsana Dair Hikâyeler
“Fauna”, 2023’te yayımlandı ve her şarkı farklı bir hayvan üzerinden insan doğasına dair metaforlar içerdi. Bu albüm, Haken’in bugüne kadarki en renkli, deneysel ve duygusal albümlerinden biridir. “Nightingale”, “Lovebite” ve “Elephants Never Forget” gibi şarkılar, hem teknik ustalık hem de yaratıcı kompozisyon açısından büyük övgü topladı.
Özellikle “Elephants Never Forget”, Gentle Giant etkili karmaşık yapısı ve dinamik anlatımıyla grubun köklerine saygı duruşu niteliğindedir.
Kadro ve Teknik Mükemmellik
Haken’in temel kadrosu zaman zaman değişse de, grubun omurgasını her zaman Richard Henshall, Ross Jennings ve Ray Hearne oluşturmuştur. Klavyeci Diego Tejeida’nın yerine son yıllarda Peter Jones geçmiştir. Gitarist Charlie Griffiths, grup içindeki riff mimarisinin en önemli figürlerinden biridir.
Grubun üyeleri klasik müzik, caz, djent, elektronik müzik ve film müzikleri gibi birçok alandan etkilenmiş ve bu etkileri bestelerine başarıyla yansıtmıştır.
Haken’in Progresif Metaldeki Yeri
Haken, 2010’lardan sonra progresif metalin yeniden yükselişe geçtiği dönemde, türün en yenilikçi ve saygıdeğer temsilcilerinden biri haline geldi. Grubun müziği; Dream Theater’ın teknik yapısı, Opeth’in karanlık atmosferi, Gentle Giant’ın çok sesliliği ve Meshuggah’ın ritmik yapısıyla birleşerek benzersiz bir sentez oluşturur.
Haken, aynı zamanda türdeki genç müzisyenler için de büyük bir ilham kaynağıdır. Son 15 yılda Leprous, Caligula’s Horse, TesseracT ve Soen gibi gruplarla birlikte progresif metalin çağdaş vizyonunu temsil eder hale gelmiştir.
Sonuç
Haken, çağdaş progresif metalin teknik, duygusal ve entelektüel açıdan en olgun gruplarından biridir. Her albümde farklı bir yönünü göstererek dinleyicisini şaşırtmayı başaran grup, sadece bir müzik projesi değil; aynı zamanda sanatsal bir ifade biçimidir. Yaratıcılık, cesaret ve mükemmeliyet arayışıyla Haken, modern progresif metalin amiral gemilerinden biri olmaya devam ediyor.