Curved Air + prog rock band

Curved Air

Kuruluşu ve Genel Bakış

Curved Air, 1970’li yılların başında İngiltere’de kurulan, progresif rock, klasik müzik ve elektronik müziği harmanlayan öncü bir rock grubudur. Özellikle klasik müzik eğitimi almış üyeleriyle dikkat çeken grup, dönemin diğer progresif gruplarından farklı olarak barok ve romantik dönem etkilerini müziğine başarıyla entegre etmiştir. Aynı zamanda kadın vokalistleri Sonja Kristina ile dikkat çekmiş, bu yönüyle de o dönem rock dünyasında erkek egemen vokal hakimiyetini kısmen de olsa kıran gruplardan biri olmuştur.

Curved Air, ismini Terry Riley’nin minimalist müzik eseri A Rainbow in Curved Air’den almıştır. Bu tercih, grubun müzikal yönelimini ve yenilikçi tavrını açıkça ortaya koyar niteliktedir. Grup, özellikle ilk üç albümüyle İngiltere’de ciddi başarılar elde etmiş ve progresif rock’ın klasikleşmiş grupları arasında yerini almıştır.

Curved Air + Sonja Kristina + vocal
Sonja Kristina

Kurucu Üyeler ve Müzikal Yapı

Grup, 1970 yılında Francis Monkman (klavye ve gitar), Darryl Way (keman), Florian Pilkington-Miksa (davul), Rob Martin (bas gitar) ve Sonja Kristina (vokal) tarafından kuruldu. Bu kadronun en dikkat çeken özelliği, Way ve Monkman’ın klasik müzik eğitimi almış olmasıydı. Özellikle Darryl Way’in kemanı, grubun müziğine eşsiz bir tını kazandırdı. Keman, Curved Air’in sound’unun temel taşlarından biri haline geldi.

Vokalist Sonja Kristina ise sadece sesiyle değil, sahnedeki duruşu ve karizmasıyla da ön plana çıkıyordu. Daha önce Hair müzikalinde yer almış olan Kristina, teatral duruşunu Curved Air sahnelerine de taşıdı.


İlk Albüm: Air Conditioning (1970)

Curved Air’in ilk albümü Air Conditioning, aynı zamanda İngiltere’de picture disc (görsel plak) formatında çıkan ilk albümlerden biri olarak tarihe geçti. Albümdeki “It Happened Today”, “Propositions” ve “Vivaldi” gibi parçalar, grubun hem klasik etkili hem de progresif yapısını açıkça ortaya koydu.

“Vivaldi”, barok müziğin büyük ustası Antonio Vivaldi’den ilham alarak yazılmış bir enstrümantal parçadır ve Darryl Way’in virtüözitesini sergilediği bir gösteri gibidir. Albüm, İngiltere listelerinde ilk 10’a girmeyi başardı ve Curved Air’in kısa sürede büyük bir hayran kitlesi edinmesine zemin hazırladı.

Curved Air + Air Conditioning + album
Air Conditioning

İkinci Albüm: Second Album (1971)

Second Album, grubun ilk albümden daha karanlık ve sofistike bir müzikal anlayışa yöneldiğini gösterdi. Albümün en bilinen parçası “Back Street Luv”, grubun en büyük hiti haline geldi ve İngiltere single listelerinde 4. sıraya kadar yükseldi.

Bu albümde Francis Monkman’ın deneysel klavye kullanımı ve elektronik dokunuşları, Curved Air’in progresif yönünü daha da belirgin hale getirdi. Albüm, hem ticari hem de eleştirel anlamda başarılı oldu ve Curved Air’in İngiltere dışındaki ülkelerde de tanınmasını sağladı.


Üçüncü Albüm: Phantasmagoria (1972)

Phantasmagoria, Curved Air’in ilk döneminin zirvesi olarak kabul edilir. Bu albüm, grup üyelerinin sanatsal vizyonlarını serbestçe ortaya koyduğu, deneysel yapısıyla öne çıkan bir çalışmadır. Albümdeki “Marie Antoinette”, tarihsel bir temayı işlerken, “Melinda (More or Less)” gibi parçalar daha pastoral ve akustik bir yapıya sahiptir.

Ancak bu albüm sonrası grup içinde çatlaklar oluşmaya başladı. Francis Monkman ve Darryl Way’in sanatsal yönelimleri arasında çıkan anlaşmazlıklar sonucunda Monkman gruptan ayrıldı. Ardından grup kadrosunda büyük değişiklikler yaşandı.


Kadro Değişiklikleri ve Dönemsel Yeniden Yapılanmalar

Curved Air’in tarihi boyunca pek çok kez kadrosu değişmiştir. Francis Monkman’ın ayrılmasının ardından Eddie Jobson (daha sonra Roxy Music ve UK ile anılacak) klavyelere ve kemana geçti. Bu değişim, müziğin daha melodik ve bazen daha ticari yönlere kaymasına neden oldu. 1973’te çıkan Air Cut albümünde Eddie Jobson’un etkisi açıkça hissedilir.

Ancak bu değişiklikler, grubun bütünlüğünü koruyamamasına ve dağılmasına yol açtı. Grup, 1976 yılında kısa süreliğine tekrar birleşti ve Midnight Wire adlı albümü yayımladı. Bu albümde yine farklı müzikal deneyler denense de, Curved Air’in eski ihtişamına dönmesi mümkün olmadı.


1980’ler ve Sonrası: Yeniden Doğuşlar

1984’te Sonja Kristina, Darryl Way ve Florian Pilkington-Miksa ile yeniden bir araya gelen Curved Air, kısa süreli bir yeniden doğuş yaşadı. Ancak bu birleşme kalıcı olmadı. Grup, esas olarak 1990’ların sonunda ve 2000’li yıllarda nostaljik konserler ve özel etkinliklerle sahneye dönmeye başladı.

2014 yılında North Star adını taşıyan yeni bir albüm yayımladılar. Bu albümde klasik Curved Air parçalarının yeni düzenlemeleri ve birkaç yeni şarkı yer aldı. Albüm, grubun hâlâ yaratıcı bir damar taşıdığını gösterdi.


Müzikal Tarz ve Etkileri

Curved Air’in müziği, progresif rock’ın birçok yönünü bünyesinde barındırır: uzun yapıtlar, enstrümantal pasajlar, teatral vokaller, klasik müzikle kurulan organik bağlar ve elektronik unsurlar… Ancak onları farklı kılan en önemli özellik, kemanın baskın rolü ve kadın vokalin merkezde olmasıdır. Bu özellik, onları King Crimson, Yes ya da Genesis gibi diğer progresif gruplardan farklı bir noktaya koyar.

Ayrıca Curved Air, sahne performanslarında teatral ögelere ve görsel anlatıma da önem vermiştir. Bu yönüyle 1980’lerin neo-progresif hareketine ve özellikle Marillion gibi gruplara öncülük etmiştir.


Önemli Albümleri

  1. Air Conditioning (1970) – İlk albüm ve klasik eser “Vivaldi” ile tanındı.
  2. Second Album (1971) – “Back Street Luv” ile zirveye çıktı.
  3. Phantasmagoria (1972) – Deneysel ve sanatsal zirve noktası.
  4. Air Cut (1973) – Eddie Jobson ile yeni bir dönem.
  5. Midnight Wire (1975) – Yeniden yapılanmanın ilk denemesi.
  6. North Star (2014) – Geri dönüş albümü, nostaljik ve taze.

Sonja Kristina ve Bireysel Kariyer

Grubun sembolü hâline gelen Sonja Kristina, sadece Curved Air ile değil, bireysel kariyeriyle de dikkat çekmiştir. 1980’lerde ambient ve deneysel elektronik projelerde yer almış, tiyatro çalışmaları yapmıştır. Kristina, progresif rock tarihinde öncü kadın sanatçılardan biri olarak kabul edilir.


Kapanış ve Miras

Curved Air, progresif rock tarihinin en deneysel ve özgün gruplarından biri olmuştur. Klasik müzikle rock’ı harmanlama biçimleri, kadın vokalin liderliğinde bir grup yapısı kurmaları ve teatral sahne duruşlarıyla dönemin diğer gruplarına ilham vermişlerdir. Mirasları, 1970’lerin deneysel ruhunu taşıyan sayılı topluluklardan biri olarak yaşamaya devam etmektedir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top