Periphery + prog metal band

Periphery

Periphery: Modern Prog Metal’ın Zirvesinde Bir Grup

Giriş

Periphery, 2005 yılında gitarist Misha Mansoor tarafından kurulan Amerikalı bir progresif metal grubudur. Washington D.C. çıkışlı olan grup, modern progresif metalin (djent olarak da bilinen alt türün) öncülerinden biri olarak kabul edilir. Grubun müziği teknik virtüözite, ritmik karmaşıklık, melodik derinlik ve duygusal yoğunlukla öne çıkar. Djent akımının şekillenmesinde Meshuggah etkili olmuş olsa da, Periphery bu türü melodik unsurlarla harmanlayarak daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmayı başarmıştır.

Kuruluş ve İlk Dönem

Misha Mansoor, müziğe “Bulb” takma adıyla evinde yaptığı prodüksiyonlarla başladı. İnternette yayımladığı şarkılar kısa sürede underground metal çevrelerinde ilgi gördü. Periphery’nin temelini oluşturan bu solo projeler, zamanla bir grup haline dönüştü. İlk kadro çeşitli değişiklikler geçirse de, Misha’nın vizyonu sabit kaldı. 2009 itibarıyla Periphery’in çekirdek üyeleri şekillenmeye başladı: Misha Mansoor (gitar), Jake Bowen (gitar), Matt Halpern (davul) ve Spencer Sotelo (vokal). Daha sonra Mark Holcomb (gitar) ve Adam “Nolly” Getgood (bas gitar) gruba katıldı.

İlk Albüm ve Djent’in Yükselişi

Grubun kendi adını taşıyan ilk stüdyo albümü Periphery 2010 yılında piyasaya çıktı. Albüm, teknik gitar rifleri, karmaşık zaman değişimleri ve Spencer Sotelo’nun hem agresif hem de melodik vokalleriyle dikkat çekti. Albümdeki “Icarus Lives!”, “Jetpacks Was Yes!” ve “The Walk” gibi parçalar, djent akımını daha melodik ve ulaşılabilir hale getirerek geniş bir fan kitlesi kazandırdı.

Periphery + Periphery + album
Periphery

Deneysel Genişleme: II ve Juggernaut Serisi

2012 yılında çıkan Periphery II: This Time It’s Personal albümü, grubun teknik kapasitesini daha da ileri taşıdı. Albümde Dream Theater etkisi hissedilirken, pop melodileri, caz öğeleri ve elektronik geçişlerle daha da sofistike bir yapı benimsendi. “Scarlet” ve “Make Total Destroy” gibi parçalar, grubun hem metalcore hem de progresif sahnede ciddi bir yer edindiğini gösterdi.

2015 yılında Juggernaut: Alpha ve Juggernaut: Omega adlarıyla iki ayrı albüm olarak yayınladıkları konsept çalışma, Periphery’nin sanatsal zirvelerinden biri olarak kabul edilir. Hikâyesi olan bir bütünlük içinde ilerleyen bu iki albümde, hem lirik derinlik hem de teknik ustalık ön plandaydı. Bu dönemde Periphery artık sadece djent öncüsü değil, progresif metal dünyasının başlıca figürlerinden biri haline geldi.

Grup Kimliği ve Bağımsızlık

2016 yılında Periphery III: Select Difficulty albümü yayımlandı. Bu albüm, önceki işlerin melodik yönlerini korurken daha agresif bir tona yöneliyordu. Grubun ticari başarısı da bu albümle arttı ve Billboard listelerinde yüksek sıralara ulaştı.

2017 yılında basçı Nolly Getgood gruptan ayrılmasına rağmen, prodüksiyon ve miks konusunda grupla çalışmayı sürdürdü. Nolly’nin stüdyo bilgisi, Periphery’nin ses kalitesinde büyük pay sahibidir. Grubun prodüksiyon konusundaki özerkliği bu dönemde artmaya başladı. 2019’da Periphery IV: Hail Stan albümüyle kendi plak şirketleri 3DOT Recordings üzerinden yayın yapmaları da bu bağımsızlığın bir göstergesidir.

Hail Stan, “Reptile” adlı 16 dakikalık açılış parçasıyla dikkat çekti. Epik anlatı, değişken tempo yapıları ve agresif riflerle dolu bu albüm, grubun müzikal olgunluğunu net şekilde ortaya koydu. Aynı zamanda “Blood Eagle” gibi aşırı sert parçalarla brutal yönlerini koruduklarını da gösterdiler.

Canlı Performans ve Teknik Yeterlilik

Periphery, stüdyo çalışmaları kadar sahne performanslarıyla da öne çıkan bir grup. Özellikle davulcu Matt Halpern’in poliritmik yapıları ve gitaristlerin sekanslı riff harmonileri, canlı performanslarda müthiş bir teknik gösteriye dönüşüyor. Modern müzik teknolojilerini (backtrack, midi kontrol, gitar sinyali işleme) etkin kullanmalarıyla da tanınırlar.

Spencer Sotelo’nun sahnedeki enerjik duruşu ve çok yönlü vokalleri, grubun canlı başarısında belirleyici bir etkendir. Hem brutal vokaller hem de yüksek oktavlı melodik pasajları kusursuz sunabilmesi, grubun setlistlerinde çok çeşitli şarkı yapıları kullanmasına imkân tanır.

Tarz ve Etkileşimler

Periphery’nin tarzı birçok türün birleşimidir: progresif metal, metalcore, djent, ambient, elektronik ve yer yer pop melodileri. Bu çeşitlilik, onları sadece teknik bir grup olmaktan çıkarıp duygusal ve atmosferik bir boyuta da taşır. Lirik temalarında kişisel çatışmalar, varoluşsal sorgulamalar ve distopik anlatılar ön plandadır.

Grup ayrıca prodüktörlük ve müzik teknolojisi konusunda da örnek teşkil eder. Misha Mansoor’un “Bulb” adıyla yaptığı solo çalışmaları ve diğer grup üyelerinin yan projeleri (örneğin Mark Holcomb’un Haunted Shores projesi) de grubun ne denli üretken ve deneysel bir ruha sahip olduğunu gösterir.

Son Albüm: Periphery V: Djent Is Not a Genre

2023’te yayınlanan bu albüm, adından da anlaşılacağı üzere ironi ve mizahla bezeli bir anlatı taşır. Djent türünün fazlasıyla etiketlenmesine karşı çıkan grup, aslında bu albümle hem kendi türleriyle dalga geçiyor hem de o türün sınırlarını zorluyor. Parçalar arasında “Wildfire” ve “Zagreus” gibi hem agresif hem deneysel işler öne çıkıyor. Bu albüm, karmaşık şarkı yapıları ve tematik çeşitliliğiyle eleştirmenlerden büyük övgü aldı.

Periphery’nin Progresif Metaldeki Yeri

Periphery, 2000’li yıllarda progresif metalin gidişatını değiştiren birkaç gruptan biri olarak kabul edilebilir. Teknik becerileri, cesur bestecilik anlayışları ve üretimdeki bağımsızlıkları sayesinde, genç progresif müzisyenlere ilham veren bir model oluşturmuşlardır.

Aynı zamanda “djent” teriminin popülerleşmesi, onları zamanla bu türün temsilcisi haline getirmiştir. Ancak grubun kendisi bu etiketin sınırlayıcı olduğunu savunur. Onlara göre Periphery, sadece “djent grubu” değil, çok yönlü bir progresif müzik kolektifidir.

Sonuç

Periphery, modern progresif metal sahnesinin hem yaratıcı hem de teknik açıdan en yetkin gruplarından biridir. Müziğe getirdikleri yenilikler, prodüksiyon anlayışları ve sahne performansları ile sadece kendi dönemlerinin değil, progresif metal tarihinin de kalıcı isimleri arasında yerlerini almışlardır. Djent’i sadece sert rifflerden ibaret bir tür olmaktan çıkararak müzikal bir anlatım biçimine dönüştüren Periphery, her albümde farklı bir boyut sunarak dinleyicilerine hem teknik hem de duygusal bir yolculuk vaat etmektedir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top